KOÇLUKLA İLGİLİ YAZILARIM

KOÇLUKLA İLGİLİ YAZILARIM

YAZI NO 1

KOÇLUK SORU SORMA TEKNİĞİ

Soru sormak ve soru sormayı uygun sözcüklerle yapmak, sadece temel bir koçluk tekniği değil, kişisel gelişim çalışmaları, satış ve yönetimin de en VAZGEÇİLMEZ araçlarından bir tanesidir.

Uygun dilde sorulacak sorular, karşı tarafı düşündürür, dikkatini çeker, mesajlar verir. Uygun dilde sorulan sorulardan sonra çatışma ve gerilim olasılık ve ortamları da ortadan kalkar.

Soru sormak koçluğun her aşamasında kullanılan, çok pratik, kolay ve çok etkili bir tekniktir.

Koçluk için soru türlerini ;

–         Açık ve kapalı uçlu sorular

–         Küçük ve büyük sorular

–         İçsel ve temel sorular

–         Yararlar ve sonuçlar ( zararlar ) odaklı sorular şeklinde toplayabiliriz.

Kapalı ve açık uçlu sorular.

Kapalı uçlu soru, soru sorulanın zorunlu seçim yapması gereken cinsiyetiniz ? arabanız var mı ? daha önce bir koçla çalıştınız mı ? gibi evet ve hayır yanıtlarına veya eğitim düzeyinizi işaretleyiniz gibi belli seçeneklere indirgenmiş sorulardır.

Açık uçlu soru, soru sorulanın evet veya hayır demeden veya belirli seçeneklere indirgemeden serbestçe yanıtlayabileceği sorulardır. Kariyerinizi nasıl düşünüyorsunuz ? gelecek seçimler hakkında düşünceniz nedir ? mağazamızı nasıl buldunuz ? gibi.

Koçlukta esas açık uçlu sorular sormak ve danışanı dinlemektir. Kapalı uçlu sorular yanıt alındıktan sonra iletişim bitebilir veya kopabilir.

Küçük ve büyük sorular.

Küçük sorular, bugün nasılsınız ?, kolay gelebildiniz mi ?, dışarıda hava nasıl ? gibi iletişime başlama sorularıdır ve genelde danışanın kendi ruh halini HEMEN gösterdiği önemli sorulardır.

İçsel ve temel ( hayati ) sorular.

İçsel sorular, bu sabah nasıl kalktın ? bugünden beklentilerin neler ? gibi sorularken temel veya hayati sorular AĞIR sorulardır.

Kim olduğunu düşündün mü ? Hayatının bir muhasebesini yaptın mı ?

LÜTFEN DİKKAT ! Koçun danışanının soru yağmuruna tutan bir uzman olmadığını danışanın kendi kendisine soru sormasına yardımcı olduğunu hatırlayalım.

Yararlar ve sonuçlar ( zararlar ) odaklı sorular

Yarar odaklı sorular, soru sorulanın belirli şeyleri yapması halinde elde edeceği yararlar veya kazanımları hatırlatan sorular, sonuçlar yada zararlar odaklı sorular ise danışanın yada soru sorulanın belirli şeyleri yapmaması durumunda karşılaşacağı olumsuzlukların hatırlatıldığı sorulardır.

Sonuçlar odaklı soruların iyi düşünülmüş olması ve nazik sorulması esastır.

Tekrar değerli bir arkadaşını ( veya işini ) kaybetmemek için gerekli önlemleri aldın herhalde şeklindeki bir soru gene en iyi arkadaşını kaybedeceğini biliyor musun sorusundan daha etkilidir.

Sorulmaması gereken sorular

Soru sorma bir sanattır. Bu sanatın icra edilebilmesi için danışana SORULMAYACAK olan soruları da bilmek gerekir.

İnsanlar genelde, ilk tanıştıkları kişilerin  eğitim durumları, medeni halleri, maddi durumları ve gelirleri, dini ve siyasi inançları, sağlıkları, cinsel yaşamları, aileleri, kökenleri konusunda sorulan sorulardan tedirgin olurlar.

–         Orta okul mezunu musunuz ?

–         Kaç aydır işsizsiniz ?

–         Eşiniz neden vefat etti ?

–         Neden ayrı oturuyorsunuz ?

–         Çocuklar büyük ama hala sizinleler …..

Benzeri pek çok KÜÇÜK soru, ÖNEMLİ ve BÜYÜK TEDİRGİNLİKLER yaratabilirler.

 

Bu ve benzeri soruları bir koçun koçluk süreci içinde sormaması gerekir, koç – danışan ilişkisi sağlamsa danışan zaten bu konulara girecektir.

SORU SORMA TEKNİĞİ İÇİN UYGULAMA TAVSİYELERİ

Koç danışanına çok soru soran değil, danışanın kendi kendisine soru sorması için yol gösteren ve motive eden kişidir.

İdeal koçluk soruları SADE ve KISA sorulardır. Böyle sorular soruya anlam yüklemez, soranın yargılarını yansıtmazlar.

İdeal koçluk soruları açık uçlu sorulardır, sorular açık uçlu ve küçük sorular ile başlamalıdır.

Koç danışanına kendi kendisi için küçük, açık uçlu, sade, kısa sorular sormasını tavsiye etmelidir.

İçsel sorular, büyük sorular danışana daha başlangıçta sordurulmamalıdır.

Sorular yakıl İLGİ, ANLAYIŞ, TARAFSIZLIK ve NEZAKETLE sorulmazsa hiçbir işe yaramazlar

Soru sorma yeteneği ayrıca YARATICILIK ile de ilgilidir.

Aşağıda bir koçun danışanına doğrudan SORMAYACAĞI  ancak danışanı düşündürmesi gereken çok genel bazı soru örnekleri bulacaksınız.

AMAÇLARLA İLGİLİ ÖRNEK SORULAR

 

–         Hayattan ne istiyorum ?

–         Hayatımda neler ön planda yada öncelikli ?

–         Hayatımda hak ettiklerime sahip miyim ?

–         Hayat amaçlarım doğrultusunda önümdeki engeller neler ?

–         Hayatımın neresinde GERÇEKÇİ DEĞİLİM ?

–        Hayatımı nasıl yönlendirmeliyim ?

–        Neden buradayım ?

–         Bu çalışmadan neler bekliyorum ? Neler alabilirim ?

HEDEFLERLE İLGİLİ ÖRNEK SORULAR

–         Yaşam hedeflerim açık ve net mi ?

–         Hedeflerim “ kendi “ hedeflerim mi ?

–         Hedeflerime ulaşmam kolay mı ?

–         Hedeflerime ulaşmayı hak ediyor muyum ?

–         Hedeflerime ulaşabilecek yetenek ve becerilere sahip miyim ?

–         Hedeflerimi “ gerçekten “ benimsiyor muyum ?

–         Hedeflerime ulaşmak zahmetlerime değecek mi ?

TEK TEK HEDEFLERLE İLİGİLİ ÖRNEK SORULAR

–         Neden bu hedefi seçtim ?

–         Neden bu hedefimi henüz gerçekleştiremedim ?

–         Bu hedef ulaşma isteğim nedir ?

–         Bu hedefe ulaşırsam hayatım nasıl değişecek ?

–         Bu hedefe yolculukta KAYGI ve KORKULARIM neler ?

–         Bu hedefime ulaşmak için ilk 5 veya 10 adım nelerdir ?

–         Hedefime ulaşmak için ne kadar çalışmam gerekiyor ?

–         Bu zamana sahip miyim ? Yoksa hayatımda bazı şeyleri bırakmalı mıyım ?

–         Hedefime ulaştığım zaman bende hangi duyguların uyanmasını bekliyoru

–         Bu hedefe ulaştıktan sonra yeni bir hedef belirleme yapacak mıyım ?

YAZI NO 2

ŞAMANİZM ve KOÇLUK,  REİKİ ve KOÇLUK – Notlar

Aşağıdaki yazı güvenilir kaynaklardan yapılan bir derlemedir. Yazarın bireysel görüşü ve koçluk yaklaşımı değildir.

Zaman zaman çok popüler olan, koçluktaki parapsikolojik ve spiritüel yaklaşımlara, yazarın kendi çapında ve kaynak bazlı sunmaya çalıştığı notlardır.

“ Meleklerle Çalışıyorum “ !,

“ Geçmiş Yaşama Dönme “ !,

“ Uzaklara yada geçmişe, geleceğe enerji gönderme “ !

“ Uzaktan şifa verme “ !

vbg, vbg, vbg ……..

Acaba ne anlama gelmektedirler ?

ŞAMANİZM ve KOÇLUK

Şaman Kimdir ? Şamanik Anlayış Nedir ? Şamanik Anlayış Koçluğun Neresindedir ?

Şaman Kimdir ?

Şaman tanımı üzerinde bilimsel bir görüş birliği bulunmamaktadır. Şaman tanımı belki ve ancak, şamanik sayılan anlayış içinde yapılabilir.

Şamanik Anlayış Nedir ?

Bu anlayışta yada düşüncede, insanların bulunduğu alemin dışında, belki üstünde veya yanı başında bir ruhlar alemi yada spiritüel bir alem bulunmaktadır.

Ruh sadece insanlara hatta sadece canlılara ait değil, var olan her şeyin sahip olduğu bir olgudur. Toprağın, bir ağacın, suyun ruhu vardır

( Burada “ ruh “ sözcüğü İngilizce deki “ spirit “ anlamındadır. İngilizce deki “ soul “ sözcüğü ise “ nefs “ nefis olarak çevrilmektedir )

Şaman, insanlar aleminde bulunan ancak öbür alem,  “ ruhlar alemi “ ile iletişim kurabilen bir insandır. Temel işlevi sayılan, “ şifa “ vermek şamana ait değil, ruhlara aittir ve şaman bir anlamda bir aracı, bir vasıtadır.

Bu ruhlar alemini tanımlayan temel özellikleri daha doğrusu POSTÜLALARI  sıralamadan, yukarıda yazdığımız ünlem işaretli cümlelerin anlamı anlaşılamaz.

POSTÜLA

–         Ruhlar aleminde bir canlılar veya cansızlar “ hiyerarşisi “ yoktur. Yani insan sinekten üstün veya su havadan değerli değildir.

POSTÜLA

–         Ruhlar aleminde zamanın “ geçmişi ve geleceği “ yoktur. Zaman her şey için “ aynı zamandır. Başka bir anlatımla zaman “ lineer “ yada “ doğrusal “ değildir. Bir yerden başlayıp bir yere gitmez. Hep buradadır

Bu özellik yada “ postülalar “ bazı çıkarımlara neden olurlar ki “ koyu spiritüel alem insanları “ bunları çok yerde ve çok sık kullanırlar.

Çıkarım 1 ;

–         Zaman doğrusal değil ise, bir yerden gelip bir yere gitmiyorsa ve hep burada ise zaman içinde yolculuk “ Aristo “ mantığına göre mümkündür. Zira bir yere gitmenize gerek kalmaz.

( Kendisi Aristo mantığı içinde bulunmayan bir olgu içinde Aristo mantığı kullanılması da ilginç bir konudur )

Çıkarım 2 ;

–         Aynı zamanda  isek geçmiş yaşam veya gelecek yaşamlara gitmek, geçmek veya geçmişteki ve gelecekteki kişilere bir şeyler göndermek sorun değildir. Zira hep beraber cümbür cemaat buradayız.

Çıkarım 3 ;

–         Aynı zaman içinde isek, bir başkasına  “ uzaktan “ şifa göndermek veya benzeri işleri yapmak büyük “ hadise “ değildir, zira gene bir aradayız.

Çıkarım 4 ;

–         Şamanik anlayışta zaman tek ise ölüm söz konusu değildir. Ruhlarımız kırılgandır, ürkebilir ve hatta bizden ayrılarak ruhlar alemine kaçabilirler, ancak ÖLÜMSÜZ oldukları için onları ruhlar aleminden bulup, ruhsuz bedene geri getirmek işi şamanın asli görevidir.

–         Demek ki ruh kırılgan olsa da bizden uzaklaşsa da vardır ve ölümsüzdür. Ancak, her zaman bizimle birlikte olmayabilir.

Bu kalın çizgiler çerçevesi içinde şaman hangi yöntem veya araçları kullanır ?

Davul veya Ritm.

Ruhları anlamak, aramak, bulmak, geri getirmek gibi işlemler, şaman için günlük yaşam dışında bir “ ritm “ gerektirecektir, bunun bir aracı şaman davuludur.

Bu davul anlayabildiğim kadarı ile “ do, re mi, fa “ gibi notalara göre değil şamanın kendi ruhundan gelen ritme uygun olarak çalınan bir davuldur, bir “ perküsyon “ ahengi beklememek gerekir.

Şaman ölünce, deriden yapılmış davulunun en yakını tarafından parçalanıp, bir ağaca asılması gibi bir yöntemde pek çok yerde yazılıdır.

Nefes veya Nefes Ritmi

Nefes yaşamsal işlevleri kontrol ettiği için, şamanik anlayışta nefes “ değişim “ sağlamak için hayati önemdedir.

Trans Hali.

Şamanizmin en çok tartışılan bu “ hali “ davul ve nefes ritmlerinin yardımı ile içine girilen ve dışarıdan bakanların  ilk başta çok yadırgayacağı bir  garip hal veya çılgınlık halidir.

Şamanizm konulu kaynaklar trans hali durumu konusunda neredeyse ikiye ayrılmış durumdadır. Bir görüş, her şamanın biraz pşisik hatta birazdan öte “ şizofrenik “ olduğunu savunurken diğer görüş transın bir psikolojik rahatsızlık yansıması olmadığını savunmaktadır.

Sembol Kullanımı

Şamanların kullandıkları bireysel semboller olmuştur bu semboller çok farklı şekil ve görünümlerde olabilirler, çoğu kez birden çokturlar, zaman için de değişebilirler, semboloji anlayışı içinde incelenmeleri şamanizmin kendisi kadar kapsamlıdır.

Kılavuz yada Rehber Konusu

Şamanların ruhlar alemine gidişte, o alemdeki işlerinde ve bu alemdeki çalışmalarında her zaman için kendilerine yardımcı olan “ varlıklar “  kılavuzlar olduğu düşünülür. Bu kılavuzlar, “ imajiner ? “ kişilikler, hayvanlar, başka olgular olabilir, şamanın yaşamında birden çok olabilir ve zaman içinde değişebilirler.

Şamanizm Koçluğun Neresindedir ?

Çağdaş koçluk yaklaşımlarının ve arka plandaki bilimsel kaynakların yukarıdaki anlayışa yer vermediklerini tahmin etmek zor değildir.

REİKİ ve KOÇLUK

Şamanizm gibi bilimselliğin dışında ancak bazı spritüel kimselerin ilgi alanında olan bir başka konu Reiki dir.

Çok özetle, Reiki her yerde, tüm evrende bulunduğu düşünülen bir enerjinin kullanımı ile ilgilidir. “ Ki “ adlı bu enerjinin varlığı bugüne kadar bilimsel yöntemlerle belirlenmiş değildir.

Reiki anlayışında, uygulamacı evrensel enerji ile üzerinde çalıştığı yada yardımcı olduğu kişi arasında sadece bir iletkendir. Reiki insanı bir enerji sistemi olarak görür, bu sistemdeki enerji aksamalarını da yetkin bir Reiki uzmanı aracılık yada iletkenlik yaparak gidermeye çalışır.

Bu noktada şamanizme çok benzer bir yapı görünür, şaman da bir aracıdır.

Reiki iyi niyet ve iyi enerji ile yapıldığı için Reiki ile çalışıldığı zaman hata yapılamayacağı, enerjinin buna izin ve imkan vermeyeceği varsayılır.

Reiki çalışmaları “ iyi huylu “ enerji çalışmalarıdır.

Kendi içinde dereceleri olan Reiki de spiritüel ve şamanik anlayışlardaki koçların kullandığı semboller vardır, literatürde kolaylıkla bulunan bu semboller  “ güç “ yada enerji sembolü, zihin – duygu sembolü ve “ uzaktan şifa “ gönderme sembolüdür.

Sembollerin varlığı ve uzaktan enerji veya şifa gönderme şamanik anlayış ile büyük benzerlikler gösterir.

Reikinin özünde, her hangi bir “ ritüel “, “ seremoni “, “ özel müzik “ ve “ meditasyon “ bulunmamasına rağmen pek çok Reiki uygulamasında bu özellikler bazen çok yoğun şekilde görülebilmektedir.

ŞAMANLIK, REİKİ ve KOÇLUK 

Şaman önemli başka sosyal görevleri olmasına rağmen hemen her yerde “iyileştiren, tedavi eden, şifa verendir “. Koç ise kimseyi iyileştirmez, tedavi etmez ancak daha esen daha “ iyi “ olmasına yardımcı olur.

Bu bağlamda şamanik koçluk çok ciddi tezatlar ve bence tehlikeler içermektedir.

Reiki başkasına şifa amaçlı veya şifa amacı olmadan kullanılabilir. Şifa amaçlı olmayan Reikinin danışanın kendisini iyi hissetmesi anlamında belirli bazı koçluk çalışmalarında kullanılması anlayışla karşılanabilir.

Ancak, şifa odaklı bir Reiki çalışması koçluk kapsamına girerse, bu çalışma koçluk olmaktan çıkar.

Koç psikolog, psikoterapist, psikiatrist, şifacı değildir.

Reiki modern tıpta ancak hastanın kendisini iyi hissetmesine yardımcı olan, örneğin resim yapmak gibi bir sosyal etkinlik olarak ve daha yeni yeni kullanılmaktadır. Bazılarınca ileri sürüldüğü gibi hastanelerde yaygınlaşan bir uygulama veya  tedavinin, terapinin bir parçası değildir.

Yazarın bu konuyu teyit için konuştuğu deneyimli bir Amerikalı doktor, çok net ve çokta yumuşak olmayan ifadelerle modern tıpta “ şifa veren “, “ şifacı “ bulunmadığını belirtmiştir.

Gene aynı Amerikalı doktor modern tıp dışında, alternatif tıp uygulamaları arasında sadece “ biyoenerji “ uygulamalarının yasal olarak kabul edilebilir olduğunu belirtmiştir.

SON NOT

Parapsikoloji bir bilim değildir, genel kabul görmüş anlayışa göre gerçekte değildir.

Ancak, bilimsel olmayan bir sürü gerçekle yaşadığımız ve gerçek olmayan bir sürü olguya değer verdiğimiz de bir  bilimsel gerçektir.

Çağdaş nöroloji fMRI teknolojisi yardımı ile insanın neye inanırsa, bu inancın bir süre sonra beyin tarafından gerçek olarak kabul edildiğini kanıtlamıştır.

Örneğin ; Eğer siz inanıyorsanız sizin iç gerçeklik aleminizde melekler vardır ve size göre gerçektirler.

Beyin yada algı mekanizmaları dış gerçekliklere “ doğrudan “ değil bazı iç merceklerden bakıyor gibidirler ve bu noktada farklı psikoloji “ okulları “ oluşmuştur.

Kullanılan Temel Kaynaklar

1- HUTTON, Ronald “ SHAMANS “ Hambledon Continuum

2- ROBERTS Lynn – LEVY Robert “ SHAMANIC REIKI “, Winchester UK

3-GOLEMAN, Daniel  “ SOCIAL INTELLIGENCE “, Bantam Books

4- HAMILTON-PARKER, Craig & Jane “ The PSYCHIC HANDBOOK “, Vermillion London

5- MADDEN, Kristin “ MAGICK MYSTERY & MEDICINE – ADVANCED SAHMANIC HEALING, Willow Tree Press

6- USUİ Mikado, Dr, – PETTER Frank Arjava “ THE ORIGINAL REIKI HANDBOOK OF DR MİKAO USUİ, Lotus Press

***                                                                     ***                                                 ***

YAZI NO 4

– ÇAKMA KOÇ, ÇAKMA PSİKOLOG  !

Günümüz popüler kültüründe çok kullanılan bir sözcük, bir deyim “ çakma “.

Ben de, çok sevimli bulmamama rağmen, bu sözcükten yola çıkarak Çakma Koçluk,

Çakma Psikologluk olgularını incelemeye çalıştım.

ÇAKMA KOÇ

Çakma koç kimdir ? Sertifikası olmadan koçluk yapanlar mıdır ?

Bence hayır. ICF (*)  internet ortamlarına da yansıdığı kadarı ile, bireysel danışanlar koçlarının diplomalı veya sertifikalı olup olmamaları ile ilgili değillerdir. Sadece kurumsal müşterilerin bir kısmı ilgilidir.

Görüntüye göre, koçlukta esas “ performanstır “, sertifikasyon ne şart ve ne de gerektir ve ABD de koçluk uygulaması yapanların sadece yaklaşık % 50 kadarının sertifikasyona sahip oldukları bilinmektedir. Yarı İngilizce yarı Türkçe bir kavram ile Amerikalı koçların yaklaşık % 50 kadarı “ quasi “ koçtur. Yani yarı koç veya koçumsu ! veya koçumtrak !

( Bu arada dünyadaki koçların ancak % 20 kadarı ICF üyesidir )

Burada karşımıza Türkiye için önemli bir tartışma çıkmaktadır. Sertifikası olmayan veya nominal sayılabilecek sertifikasyonu bulunan ancak, koçlukla yaşamını kazanan, sürdüren kişiler vardır,  bunların karşılarında da en az 10 000 Dolar veya 10 000 Euro ve üstünü harcadıktan sonra “ bir Allahın kuluna koçluk yapmayı “ beceremeyenler vardır.

Öncü ve ciddi geçinen koçluk eğitim kurumları kendilerini koçluk pratik çalışmaları ile aldatmasınlar, sertifikasyon aşamasında ev hizmetlerine yardımcı olan çalışanlarını, yakın dostlarını  “ danışan “ olarak gösteren çok kimse tanımaktayım. ( Bakın “ practicum “ listelerinize, beni görüyorsanız bingo !, sazanı yakaladınız  )

( Özellikle Levent, Etiler, Akatlardaki güzellik salonlarındaki estetisyenlere müşterileri olan koçlar tarafından binlerce saat koçluk hizmeti verilmiştir. Dünya koçluk rekorları bu semtlerde kırılacaktır )

Bu noktada, “   çakmalık ayrıştırması için “ kim neden koç oluyor konusuna bir bakalım.

GENELDE KİM KOÇ OLUYOR VE NEDEN KOÇ OLUYOR ?

1-     Türkiye de koçların büyük bir bölümü ağır bir kariyer darbesi yedikten sonra koçluğa zorunlu bir yatay geçiş yapmaktadırlar ( örnek ; işsiz kalma ) veya

2-     Türkiye de koçların büyük bir bölümü ağır bir “ kişisel travma “ yaşadıktan sonra koçluğa tabii bir yatay geçiş yapmaktadırlar ( örnek ; boşanma, aldatılma, Allah korusun ağır hastalık vb ) veya

3-     Türkiye deki koçların önemli bir bölümü artık ellerindeki, yaptıkları işi iyi yapamadıklarını “ idrak “ ve sadece kendilerine “ itiraf “ ettikleri zaman, koçluğa “ tutunulacak son dal “ zorunlu geçişi yapmaktadırlar.

Bu türlerin kanıt olarak “ sertifikasyona “ veya “ ehliyete “ ihtiyaçları vardır zira sertifikasyon “ umuttur “.

Natüreller için ise, yani doğuştan ve yaşamdan koçluğa yatkın olanlar için ise sertifikasyon minimal önemdedir.

Ayrıca, bütün koçları yukarıdaki 3 kategoriye sığdırmak yanlıştır, haksızlıktır.

( Bu arada Wall Street in popüler bir söylemi, borsa oyunculuğu değil, borsa danışmanlığı para kazandırır sözüdür. Türk tipi koçluğa çevirelim,  “ koçluk yapmaktansa koçluk eğitimi yapmak “ daha çok kazandırır. En az 10 000 Euro veya Dolara koçluk eğitimi yapanları kutluyor ve selamlıyorum )

Yukarıdaki gözlemleri alt alta toplayınca, karşımıza danışanına yardımcı olmak amaçlı değil, derinde ve gerçekte kendisini tedavi etmek, iyileştirmek isteyen bir koç profili çıkmaktadır.

Her koç için doğru ve geçerlimidir ? Hayır. Çoğunluk için geçerlimidir ? Bence evet.

Danışan için düşündürücü olabilir mi ? Bence evet, çok.

Özetle, çakma koç sertifikalı veya sertifikasız olabilir.

Zira her meslekte olduğu gibi, koçluk konusuna yatkın olanlar ve olmayanlar vardır. Koçluk öğrenilebilir ancak, yetenek eğitim kadar önemlidir. Bu yetenek ise kim olduğunuza bakmadan insanlarla geçinebilir güzel bir insan olmaktır, bazıları için kolay, bazıları için ise zor hatta imkansızdır.

Herkes resim yapabilir ama herkes ressam değildir. Ressam olmak için diploma şart değildir.

Sanatçı ruhu ve yeteneği gerekir. Gerçek koçta bir sanatçıdır, sanatçı önce güzeli tasarlar sonra yaratır. Koçluk insanlarla güzel iletişim sanatıdır.Güzel olanı tasarlayıp gerçekleştirebiliyorsanız ve bunu insan ilişkilerinde yapabiliyorsanız, bravo size.

Kendinizle iletişiminiz güzel değilse, başkaları ile de güzel olmaz, ne kadar boyasanız, sırıtır.

Sertifikanız sırıtmayı saklayamaz.

ÇAKMA PSİKOLOG KONUSU

Çakma psikologluk, yani psikoloji eğitimi ve diplomaları olmadan psikologluk bir “ post “ gerektirir. En uygun “ post “ bir “ koç postudur “. Öbür türlü, gazete 3 ncü sayfalarında haberleri çıkan “ cin çıkaran hoca “ klasmanına inersiniz.

Kendi iç dünyanız, yada iç gerçekliklerinize göre kendinizi koç ilan edersiniz. Koçluk veya NLP sertifikalarınız olabilir veya olmayabilir.

Nasıl ki Türkiye de herkes futboldan çok iyi anlar, psikologluktan da anlayan çoktur, bilinç altınızı filan hemen temizler, maziyle bağlarınıza bir iki makas atar ve sizi düzeltirler. ( Şaka değil, sizi düzelten “ placebo “ tesiri (*)  yani kendinizdir )

24 Yaşında yönetici koçu, 25 yaşında yaşam koçu olabilirsiniz zira “ önceki hayat deneyimleriniz “ ! yada “ melekleriniz “ ! yardımcı olmaktadırlar.

Ancak, 24, 25 yaşında koçlara sataşmadığımı da altını çizerek belirtmeliyim. Benim tanıdığım bu yaşlardaki koçlar önce çok saygılı, kendilerini yetiştirme çabasında olan “ terbiyeli “ gençlerdir.

Buna karşın, görünürde olgun yaşa gelmiş, sözüm ona executive ( yönetici ) koçu olmaya çalışan ancak kendini hala bir gram tanımamış ve düzeltememiş, özü hala “ taşrada “ olan niceleri de vardır. ( Taşra sözcüğünü mecaz olarak kullanıyorum )

Bu arada, “ koçluk postları “ başlı başına bir yazı gerektiren bir başka derin konudur.

Özetle, hakiki bir koç olmanız sizi psikolog yapmaz, ancak çakma psikolog olursunuz.

Psikolog olmanız da sizi koç yapmaz, belki olmamanızda gerekir.

Bu arada kendileri psikolog yardımı alan koçlar da vardır. Bu konuyu sağ duyularınıza bırakmaktayım.

Gelelim Çakma Danışana.

ÇAKMA DANIŞAN !

Çakma danışan olur mu ? Cevap olur ! Kendini tedavi etmek isteyen ancak, psikologla karşılaşma medeni cesareti ve bütçesi bulmayan kişiler ve dertleri bulunmaktadır. Bunların kendilerini görmelerini sağlayacak olan değil, kendilerine “ fırça “ çekecek “ olan boy aynalarına ihtiyaçları vardır ve bu olgu adı ne olursa olsun hep böyle olmuştur.

Önemli bir bölümünde çeşitli spiritüel takıntılar vardır ve spiritüelnik ( bu deyimi apparatçik (*) deyiminden esinlenerek ben uydurdum ) yada takıntılıların halinden ancak ve ancak kendileri gibi takıntılılar iyi anlar.

Mevcut ve belki değiştirilecek olan anayasalarımızda, insanların kendilerini doğrudan veya dolaylı placebo etkisi ile etkilemeleri yasaktır gibi bir hüküm yer alamayacaktır.

SONUÇLAR

Çakma koç pahalı sertifika sahibi biri olabilir.

Hakiki bir koç sertifikasız olabilir.

Çakma bir koç ve aynı zamanda çakma bir psikolog bazı koşullarda etkin olabilir.

Hakiki bir koç ! psikologluğa soyunabilir ve rezil olabilir.

Hakiki ve psikologluk yapmayan çok ciddi ve başarılı koçlar vardır.

Hakiki bir koç aynı zamanda psikolog ise tadından yenmez !

“ İyi “ anneler genelde “ iyi “ koçlardır.

Anne olan ve evliliklerini akılla sürdüren aklı başında hanım koçlar hala vardır.

Yeterince arayan istediği kadar çakma danışan bulabilir.

Yeterince arayan istediği kadar hakiki koç bulabilir.

Çakma koç veya çakma psikolog bulmak için aranmanıza gerek yoktur.

Ne aradığınızı biliyorsanız, ben de yardımcı olurum ;)))

***

Çok kısa açıklamalar ;

–        Appratçik ; Çok büyük bir mekanizmanın minnacık küçük bir parçası anlamında, dev bir bürokraside hayatı bürokrasi olan memur mecazı yada metaforu.

–         Placebo ; Modern tıbbın bütün yeni ilaç deneylerinde kullandığı bir olgu, içimizdeki veya zihindeki kendini iyileştirme mekanizması

–         ICF International Coaching Federation, Uluslararası Koçluk Federasyonu. Otoritesi ulusal veya uluslararası boyutta tanınmamış, bir koçluk örgütü. 165 Dolar veren herkes üye olabilir.

Yararlanılan Kaynaklar

1-     AMERICAN PSYCHIATRIC ASSOCIATION, “ DIAGNOSTIC AND STATISTICAL MANUAL OF MENTAL DISORDERS “ Fourth Edition.

2-     HARE Robert D. “ WITHOUT CONSCIENCE – The Disturbing World of The Psychopats Among Us “ The Guilford Press, New York.

Yukarıdaki notlar, her hangi bir özel veya tüzel şahsiyeti hedef almamaktadır. Kişisel görüşlerimdir.

KAPAT